Son Dakika

“FETÖ’YE VURULAN EN BÜYÜK DARBEDİR”
“FETÖ’YE VURULAN EN BÜYÜK DARBEDİR”

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ramazan Bayramı dolayısıyla geldiği Yozgat’ta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Adil Öksüz, 15 Temmuz darbe girişimi ve FETÖ ile ilgili görüşlerine yönelik açıklamalarda bulundu.  20 Temmuz’un FETÖ’ye vurulan en büyük darbe olduğunu açıklayan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Adil Öksüz ve darbe sonrası söylediklerinin önemine değindi. Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz darbe teşebbüsünün başarısız olmasından sonra darbe teşebbüsünü unuttuğunu söyleyen Bakan Bozdağ, “Kılıçdaroğlu ‘FETÖ’ye niye darbe vuruyorsunuz’ diyor. Ona, bir sahip çıkma söz konusu. Tabi darbenin kontrollü darbe oluştuğuna ilişkin FETÖ terör örgütü elebaşı, terörist başı Gülen’in yaptığı açıklamaların Türkiye’de genel başkan düzeyinde avukatlığını CHP yapmaktadır” dedi.

“HESAPLI BİR YÜRÜYÜŞTÜR”
“HESAPLI BİR YÜRÜYÜŞTÜR”

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Adalet Yürüyüşüne yönelik yaptığı açıklamada "Yürüyüşlerle, tehditle, hakaretle Türk yargısının kararlarını etkileyeceğini düşünenler ve yargıdan bu yöntemleri kullanarak istediği kararı alacağına inananlar, boşuna yoruluyorlar ve boşuna kendilerine zarar veriyorlar" dedi.  Ramazan Bayramı dolayısıyla memleketi Yozgat'ta bayramlaşma programına katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, gazetecilere yaptığı açıklamada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Adalet Yürüyüşünü eleştirdi. Kılıçdaroğlu'nun yürüyüşünü samimi bulmayan Bozdağ yürüyüşün hesaplı yapıldığını belirterek şunları söyledi: "Yürüyüş birtakım hesaplarla yapılmıştır. Şu anda Türkiye cezaevlerinde pek çok tutuklu ve hükümlü vardır. Sadece bir kişi için yapılan bir yürüyüş. Bakıyorsunuz hesapları, kitapları başka. O nedir diye sorarsanız. Bir defa CHP’nin iç tartışmalarını bertaraf etme hesabı var. Dikkat ederseniz yürüyüşten önce kongre tartışmaları vardı, şimdi bu tartışmalar bitti. Kongrede tartışanlar da Kılıçdaroğlu'nun etrafında yürüyüşe geçti. Hesabın biri bu. Buradan bir netice almış gözüküyor. İkinci hesap ise Türkiye'nin uluslararası alanda aleyhine yürütülen kampanyalara destek vermek. Türkiye'nin aleyhine yürütülen irtibatsızlaştırma çalışmalarına destek vermek. Çünkü FETÖ, PKK, DHKP-C gibi terör örgütleri ve Türkiye'nin yurt dışındaki görünürlüğünü Türkiye'nin aleyhine çevirmek. Türkiye'nin aleyhine kanaatler algılar oluşturmak ve hakikatlerin önüne gerçek olmayan algıları ikame etmek için büyük paralar harcıyorlar. Özellikle FETÖ hem siyasilere hem STK’lara hem de medya mensuplarına Türkiye'nin aleyhine açıklamalar yapmak için milyonlarca para harcıyor. Sonra da bu açıklamaları alıp başka yerlere gönderiyor. Bakın siz Türkiye’de her şey iyi diyorsunuz ama Türkiye bu. Kendi verdiği kendi yazdırdığı parayla haberleri daha sonra Türkiye’nin gerçeği gibi takdim ettiriyorlar. İşte bu yürüyüşte FETÖ'nün diğer Türkiye aleyhtarı çevrelerin yurt dışında Türkiye aleyhine algı oluşturma projelerine bir destek anlamı taşımaktadır. Oraya da bir katkı sunuluyor. Bir hesap da bu. Üçüncüsü ise 2019 seçimlerine dönük yüzde 49'u CHP'nin arkasında bir arada tutma bir arada birleştirme hesabı olduğunu görüyoruz. Bu hesap da tutmayacaktır. Çünkü CHP’nin arkasında böylesi bir durumla Türkiye'nin yüzde 51'ini böyle bir noktaya getirmek kolay değil. Çünkü Türk milleti sokakları kullananlara eylem yapanlara terör örgütlerinin eylem yöntemlerini, siyasi partilerini, muhalefet yöntemine değil dönüştürenlere prim vermediği Türkiye'nin geçmiş siyasi tecrübesiyle çok net bir şekilde ortadadır"

“YALAN SÖYLERKEN YÜZÜN KIZARMIYOR”
“YALAN SÖYLERKEN YÜZÜN KIZARMIYOR”

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, "CHP Milletvekili Enis Berberoğlu yargılanırken cezaevinde kendisi için oda hazırlandığı" iddiasına yanıt verdi. Bakan Bozdağ, "Sayın Kılıçdaroğlu, milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyorsun. Yalanı söylerken de yüzün kızarmıyor. Böyle bir şey yok. Böyle bir şey olması da mümkün değildir" dedi. Ramazan Bayramı'nı Yozgat'ta geçiren Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yozgat'ın Aydıncık ilçesinde vatandaşlarla bayramlaştı.Burada vatandaşlara seslenen Bakan Bozdağ, Kılıçdaroğlu'nun, Enis Berberoğlu yargılanırken Maltepe Cezaevi'nde odasının hazırlandığı iddiasına yanıt verdi. Bakan Bozdağ, "Sabah başka bir şey söylüyor, diyor ki 'Maltepe Cezaevi'nde oda hazırlanıyordu' diyor. 'İşte birisi gelecek ona hazırlık yapılıyor, belli ki ceza daha önceden ona hazırlık yapılıyor' diyor. Güya Enis Berberoğlu hakkındaki ceza çıkmadan cezanın ne olacağının bilindiğini ifade ediyor. Bakın, buradan çok net söylüyorum; Sayın Kılıçdaroğlu, milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyorsun, yalan söylüyorsun. Yalanı söylerken de yüzün kızarmıyor. Böyle bir şey yok. Böyle bir şey olması da mümkün değildir. Bu, açık bir yalan, daha da ötesi çok açık bir iftiradır. Vatandaşı tahrik etmek için yapılan bir iftiradır" dedi. Berberoğlu'na verilen cezayı, kamuoyu gibi Adalet Bakanlığının da karar açıklandıktan sonra duyduğunu vurgulayan Bozdağ: "Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü de ondan sonra duydu. Birisi tutuklandığı zaman veya ceza aldığı zaman, ceza alırken cezayla beraber tutuklandıktan sonra nereye konulacağına ondan sonra karar verilir. Sayın Berberoğlu'nun nereye konulacağına, hakkında çıkan karardan sonra karar verilmiştir. Türkiye'nin cezaevlerinde yapılan çalışmaları veya olmayan şeyleri varmış gibi göstermek, başka alana doğru çarpıtmak ana muhalefetin liderine yakışmaz" şeklinde konuştu.

"ADALET MEŞRU ZEMİNLERDE ARANIR"

Yargıda Birlik Derneği'nin düzenlemiş olduğu iftar programına katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Adalet sokaklarda değil, meşru zeminlerde aranır" dedi.  Yargıda Birlik Derneği tarafından Haliç Kongre Merkezi'nde iftar programı düzenlendi. İftar yemeğine; Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, dernek üyeleri ile çok sayıda hukukçu katıldı. Düzenlenen programda konuşan Bakan Bozdağ, "Yargının vereceği kararların denetimi yine yargı içindedir. İtiraz yoluyla, temyiz yoluyla, bireysel başvuru yoluyla yargının verdiği kararları denetlemek mümkündür. Hiçbir hukuk devletinde yargının verdiği kararlar Ankara, İstanbul E-5 karayolunda yürüyerek denetlenmez. Sokakta denetlenmez. Hukuk devletleri buna izin vermez. Vermesi mümkün değildir. Ama maalesef burada Türk yargısını yıpratmak için çok zehirli bir dil kullanılmaktadır" dedi. Adaletin sokaklarda değil, meşru zeminlerde aranması gerektiğini vurgulayan Bakan Bozdağ, "Buradan bir kez daha söylüyorum, yargının siyasallaşmasından rahatsız olanlar, yargıyı siyasallaştırmak için her türlü yola başvurmaktan lütfen vazgeçsinler. Yargıyı siyasal emellerine ulaşmak için alet olarak kullanmasınlar. Parti içi tartışmaları sona erdirmek, Türkiye’de cephe oluşturmak maksadıyla Türk yargısını kullanmaya kimsenin hakkı yoktur. Adalet sokaklarda değil, adalet meşru zeminlerde aranır. Onun yeri de bellidir" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinden gönderilen ‘gizli’ ibareli yazının suç duyurusu olduğunun altını çizen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Cumhurbaşkanlığından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan bir yazı üzerinden ana muhalefet partisi yargıya emir ve talimat verildiğinden, yargıya müdahale edildiğinden bahsetti.

İSTİNAF MAHKEMELERİ  HAKKINDA DEĞERLENDİRME
İSTİNAF MAHKEMELERİ HAKKINDA DEĞERLENDİRME

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ:  "İstinaf Mahkemeleri önlerine gelen kararı incelerken, kararın esasını ele alıp, her yönüyle değerlendirme yaparak, birinci derece mahkemesi gibi karar verme yetkisine sahip" dedi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "İstinaf Mahkemeleri önlerine gelen kararı incelerken, kararın esasını ele alıp, her yönüyle değerlendirme yapıp, birinci derece mahkemesi gibi karar verme yetkisine sahip" dedi.  Adalet Komisyonu'nda konuşan Bozdağ, 'Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın; İstinaf Mahkemeleri başkan ve üyelerinin kendilerine ulaştırdığı teklif olduğunu belirterek, "İstinaf Mahkemeleri önlerine gelen kararı incelerken, kararın esasını ele alıp, her yönüyle değerlendirme yaparak, birinci derece mahkemesi gibi karar verme yetkisine sahip. 

CHP YOZGAT, ANKARA YOLUNDA
CHP YOZGAT, ANKARA YOLUNDA

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yozgat İl Teşkilatı, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı Adalet Yürüyüşü'ne destek olmak için Ankara'ya gitti.  CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlatılan Adalet Yürüşüyü'ne CHP Yozgat İl Teşkilatı da destek verdi. Aralarında CHP İl Başkanı Abdullah Yaşar ve partililerin bulunduğu gurup ellerinde 'Adalet' yazılı pankartlarla Cumhuriyet Meydanı'nda bir araya geldi. 

BOZDAĞ'DAN  KILIÇDAROĞLU’NA  KINAMA
BOZDAĞ'DAN KILIÇDAROĞLU’NA KINAMA

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Kılıçdaroğlu’nu, yargıya ve yargı görevi yapanlara yönelik ahlaki ve hukuki olmayan, hiçbir insaf ve vicdan ölçüsüyle bağdaşmayan haksız ithamlarından dolayı şiddetle kınıyorum" dedi. Adalet Bakanı Bozdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul Milletvekili Kadri Enis Berberoğlu hakkında verilen mahkumiyet kararının ardından yapmış olduğu yargıya ve yargı mensuplarına yönelik eleştirinin sınırlarını aşan tahkir, tezyif ve tahrik içeren açıklamalarının endişe verici olduğunu belirterek, “Türkiye’nin ana muhalefet partisinin liderine bazı temel ilke ve gerçekleri sayısız vesilelerle tekrarına rağmen bir kez daha hatırlatma zarureti ortaya çıkmıştır. Türkiye bir hukuk devletidir. Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır. Hakimler görevlerinde bağımsızdırlar; kararlarını Anayasa, kanun ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. Görevlerini bağımsız ve tarafsız yerine getiren hakimler, hem kendilerinin hem de davanın taraflarının siyasi, dini, felsefi, ahlaki, kültürel ve ekonomik farklılıklarını bir kenara bırakarak karar verir; davanın taraflarının ismi, sıfatı, unvanı, makamı, şöhreti ve mesleğini dikkate almaz; dış etkenlerin kararlarını etkilemesine asla izin vermezler” ifadelerini kullandı. “Yargılama süreci devam ederken bu süreci hukuka aykırı olarak etkileyecek biçimde açıklamalar yapmak, yargı mensuplarını hedef göstermek, tahkir ve tehdit etmek açıkça suçtur” diyen Bozdağ, “Mahkemelerin bağımsızlığını ve tarafsızlığını temin eden bu kural ve kısıtlamalar, herkes için olduğu gibi hiç kuşkusuz Sayın Kılıçdaroğlu için de geçerli ve bağlayıcıdır. Günlük çıkara veya rüzgarın estiği yöne ya da yargı kararının içeriğini beğenip beğenmemeye göre yargı mensuplarını yüceltmek veya yermek, hukuk devleti ilkesini içselleştirememiş sorunlu bir muhalefet anlayışının ürünüdür. Demokratik bir hukuk devletinde yargı ve yargı kararları elbette eleştirilebilir. Ancak, kararı eleştirmek yerine kararı veren yargı mensuplarını hedef göstermek, tahkir, tezyif ve tehdit etmek ahlaki değildir; demokratik bir hak olan eleştiri hiç değildir. Aksine kanunun tanımladığı açık suçlardandır. Kendi kuralları içinde işleyen yargılama süreçlerine müdahale hevesi, ne Türkiye’ye fayda getirir ne de ısrarla sürdürülen hazin muhalefete bir seviye kazandırır. İşini yapan ve ancak kararıyla konuşan yargı mensuplarını siyasi polemik ve tartışmaların odağına yerleştiren ve tahrik siyasetini besleyen zehirli dil kimseye fayda getirmez; aksine yargıya güvene, yargı mensuplarına, hukuka, adalete ve hepimize büyük zarar verir” açıklamasında bulundu. Bozdağ, açıklamasının devamında şunları kaydetti: “Mahkeme kararlarının halkı sokağa davet ederek denetlenebildiği bir hukuk devleti modeli henüz icat edilmemiştir. Yargısal karar ve tasarrufların denetimi için öngörülmüş kanun yolları herkesçe bilinmektedir. İlk derece mahkemelerince verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz, mahkumiyet hükümlerine karşı da istinaf ve temyiz kanun yolları bulunmaktadır. Bu 'yol'lar 'sokak'larda değil, 'kitap'lardadır; muhakeme usulünü belirleyen kanunlardadır. Hak ve adalet, Ankara-İstanbul E-5 karayolunda veya sokaklarda ya da meydanların ateşli nutuklarında değil, hukukun kendi doğal mecrasındaki işleyişinde, bağımsız ve tarafsız mahkemelerde aranır. Yargısal süreçlerin kanuni işleyişine müdahale anlamı taşıyabilecek tutum ve davranışlardan kaçınmak, taciz, iftira, tahkir, tezyif ve tehdit içeren ifadelerden sakınmak herkes için ortak bir ödevdir. Mahkeme kararının ardında siyasi rakiplerin 'komplo'sunu arama yönündeki beyhude gayretler ise politik bir hezeyan değilse, siyaseten tükenmişliğin ifadesidir. Bağımsız ve tarafsız mahkemelerin yargı yetkisinin kullanılması kapsamında kalan işlem ve tasarruflarına herhangi bir makam veya merciinin müdahalede bulunması söz konusu değildir. Yargı kararları ile ilgili açıklamalarda bulunurken başta ana muhalefet partisi lideri olmak üzere sorumluluk makamında bulunan herkesin daha özenli ve temiz bir dil kullanmaları sorumluluklarının gereği olarak beklenir. Yollarda yürüyerek veya sokakları hareketlendirerek adalet terazisinin ayarını bozmak mümkün değildir. 15 Temmuz hain ve kanlı darbe teşebbüsüne hukuk kılıcıyla dur diyen Türk yargısı, hiçbir suretle baskı altına alınamaz. Yargıya karşı toplumu tahrik etmeyi bir siyaset tarzı haline getiren Kılıçdaroğlu’nu yargıya ve yargı görevi yapanlara yönelik ahlaki ve hukuki olmayan, hiçbir insaf ve vicdan ölçüsüyle bağdaşmayan, haksız ithamlarından dolayı şiddetle kınıyorum. Kendisini yargı mensuplarına karşı temiz ve milletimizin ahlakına uygun, saygın bir dille konuşmaya davet ediyorum.”

“GÜLEN HER ŞEYİ  REDDEDİNTALİMATI VERDİ”
“GÜLEN HER ŞEYİ REDDEDİNTALİMATI VERDİ”

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, FETÖ sanıklarının suçlarını kabul etmemeleriyle ilgili, “Bu yargılamalar sırasında Fetullahçı Terör Örgütü’nün darbeyi yapmaya kalkan teröristleri ağız birliği yapmışçasına her şeyi inkar ediyorlar, reddediyorlar. Reddinin ana nedeni örgütün terörist başı Gülen’in talimatıdır. ‘Her şeyi reddedin’ talimatıdır” dedi.

GÜLEN'İN İADESİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
GÜLEN'İN İADESİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, FETÖ lideri Fethullah Gülen'in vatandaşlıktan çıkarma ilanında yer almasına ilişkin, "Bakanlar kurulu çıkarıp çıkarmayacağına kendi ayrıca karar verecektir. Kaldı ki henüz şu anda böyle bir alınmış karar da yoktur ve yargılama hakkı Türkiye'nin her şartta mahfuzdur. Vatandaşlıktan çıkartılması iade edilmesine engel değildir" dedi.

DARBE KOMİSYONUNDAN YARGIYA ÖVGÜ
DARBE KOMİSYONUNDAN YARGIYA ÖVGÜ

TBMM Darbe Araştırma Komisyonu tarafından hazırlanan raporda, darbe girişimin bastırılmasında oynadığı rol açısından yargıdan övgü dolu ifadeler ile bahsedildi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın darbe gecesi Mecliste bombaların altında yaptığı tarihi konuşma da komisyon raporuna yansıdı.